Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Trafik kazası nedeniyle bedensel veya malvarlığı zararı doğmuşsa maddi tazminat; kişinin bedensel bütünlüğü ağır biçimde zedelenmiş veya ölüm gerçekleşmişse olayın koşullarına göre manevi tazminat talep edilebilir. Talebin kime yöneltileceği, hangi zararların istenebileceği ve izlenecek yol; kazanın oluş şekline, kusur oranlarına, poliçe kapsamına ve mevcut delillere göre belirlenir.

Kaza sonrasında ceza soruşturması yürütülmesi, zararların kendiliğinden ödeneceği anlamına gelmez. Zarar görenin ayrıca sigorta şirketine başvurması, gerekiyorsa Sigorta Tahkim Komisyonuna gitmesi veya görevli mahkemede tazminat davası açması gerekebilir. Bu süreçlerin süreleri ve hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.

Bu rehberde trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının şartları, talep edilebilecek zararlar, sorumlu kişiler, sigorta başvurusu, hesaplama, görevli mahkeme ve zamanaşımı ele alınmaktadır. Tazminat taleplerinin genel çerçevesi için tazminat hukuku sayfası da incelenebilir.

Trafik Kazası Tazminat Davası Nedir?

Trafik kazası tazminat davası, kazanın yol açtığı maddi kayıpların ve şartları oluşmuşsa manevi zararın sorumlu kişilerden giderilmesini amaçlayan hukuk davasıdır. Davanın temelinde çoğunlukla haksız fiil hükümleri ile motorlu araç işleteninin tehlike sorumluluğu bulunur. Zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu ise poliçe teminatı ve yasal limitler çerçevesindedir.

Tazminat davası, kazayla ilgili ceza davasından farklıdır. Ceza yargılaması sürücünün suç işleyip işlemediğini ve cezai sorumluluğunu inceler. Hukuk davası ise zararın kapsamını, sorumluları ve ödenecek tazminatı belirler. Aynı olay hakkında iki süreç birlikte yürüyebilir.

Bir tazminat talebinin kabulü için genel olarak zararın, sorumluluk sebebinin ve kaza ile zarar arasındaki uygun nedensellik bağının ortaya konulması gerekir. Kusur, talep sahibinin tazminatını azaltabilir; ancak işletenin sorumluluğu gibi bazı sorumluluk türlerinde yalnızca sürücünün kişisel kusuruna dayanılmaz.

Trafik Kazasında Hangi Zararlar Talep Edilebilir?

Talep edilebilecek zarar kalemleri kazanın yaralanma, ölüm veya yalnızca malvarlığı zararı doğurmasına göre değişir. Aynı dosyada birden fazla zarar kalemi birlikte bulunabilir.

Zarar türüTalep edilebilecek başlıca kalemler
YaralanmaTedaviyle bağlantılı giderler, kazanç kaybı, geçici ve sürekli iş göremezlik zararı, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp
ÖlümCenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi ve çalışma gücü kaybı, destekten yoksun kalma zararı
Araç ve eşyaOnarım bedeli, araç değer kaybı, şartları varsa kullanım veya kazanç kaybı, zarar gören diğer eşyalar
Manevi zararYaralanan kişinin yaşadığı elem ve ızdırap; ağır bedensel zarar veya ölüm halinde yakınların manevi zararı

Yaralanma Halinde Maddi Tazminat

Yaralanmalı trafik kazasında bedensel zarar yalnızca hastane faturasından ibaret değildir. Kişinin tedavi süresince çalışamaması geçici iş göremezlik zararına, kalıcı güç kaybı ise sürekli iş göremezlik zararına yol açabilir. Meslek ve kariyer imkânlarının etkilenmesi halinde ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp da gündeme gelebilir.

Tedavi, bakıcı, ulaşım, protez ve iyileşme süreciyle bağlantılı giderler somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Trafik kazalarına bağlı sağlık hizmet bedellerinin hangi kurum tarafından karşılanacağı ile tazminat sorumluluğu aynı konu değildir. Bu nedenle her giderin belgesi, ödeme kaynağı ve hukuki niteliği ayrı incelenmelidir.

Ölüm Halinde Maddi Tazminat

Ölümlü trafik kazasında cenaze giderleri ve ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi ile çalışma gücü kaybından doğan zararlar talep edilebilir. Ölen kişinin düzenli biçimde destek olduğu veya gelecekte destek olması beklenen kişiler, destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir.

Destekten yoksun kalma talebi yalnızca mirasçılığa bağlı değildir. Eş, çocuk veya anne-babanın yanında, fiilî ve düzenli destek ilişkisini ispatlayan başka bir kişi de somut olayda hak sahibi olabilir. Hesaplamada desteğin geliri, yaşı, yaşam beklentisi, destek payları ve kusur oranı gibi veriler dikkate alınır.

Araç Hasarı ve Değer Kaybı

Araç onarılsa dahi kazadan önceki ikinci el piyasa değerine dönemeyebilir. Onarım bedelinden ayrı olan bu azalma araç değer kaybı olarak talep edilebilir. Aracın kullanılamadığı süre bakımından kullanım mahrumiyeti veya ticari kazanç kaybı da şartları ve delilleri varsa istenebilir.

Onarım faturaları, fotoğraflar, ekspertiz raporu, aracın kilometresi, önceki hasar kayıtları ve piyasa verileri hesaplamada önemlidir. Her hasar otomatik olarak aynı miktarda değer kaybı doğurmaz.

Trafik Kazasında Manevi Tazminat

Manevi tazminat, yaşanan acı ve sarsıntının parasal karşılığı olarak kesin bir tarifeye bağlanamaz. Yaralanmanın ağırlığı, kalıcı etkileri, tedavi süresi, tarafların kusuru, olayın gerçekleşme biçimi ve hakkaniyet birlikte değerlendirilir. Hâkim, somut olayın özelliklerine göre uygun bir miktara karar verir.

Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin ya da ölenin yakınları da manevi tazminat isteyebilir. Yakınlık yalnızca resmî akrabalıkla değil, olayın kişi üzerindeki gerçek etkisiyle birlikte değerlendirilir.

Zorunlu trafik sigortası kural olarak manevi tazminatı karşılamaz. Bu talep sürücü, işleten ve olayda sorumluluğu bulunan diğer kişilere yöneltilir. Kasko veya ihtiyari mali sorumluluk poliçesinde özel teminat bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Kimler Tazminat Talep Edebilir?

Kazanın doğurduğu zarara göre hak sahipleri değişir:

  • Yaralanan kişi, kendi bedensel ve ekonomik zararlarını talep edebilir.
  • Hasar gören aracın veya eşyanın sahibi, malvarlığı zararını isteyebilir.
  • Ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler, mirasçı olmasalar bile destek ilişkisini ispatlayarak talepte bulunabilir.
  • Ölenin veya ağır bedensel zarara uğrayan kişinin yakınları, şartları varsa manevi tazminat isteyebilir.
  • Mirasçılar, ölenin sağlığında doğmuş ve terekeye geçen bazı alacakları miras payları çerçevesinde ileri sürebilir.

Yolcu, yaya veya bisikletli olmak tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Talep sahibinin kazada kusuru varsa tazminatta indirim gündeme gelebilir; fakat kusur oranı ve zarar kalemi ayrı ayrı incelenmelidir.

Tazminat Kimlerden İstenebilir?

Tazminatın yöneltileceği kişi veya kurum, sorumluluğun hukuki dayanağına göre belirlenir.

Sorumlu olabilecek kişi veya kurumSorumluluğun genel çerçevesi
SürücüKusurlu davranışıyla kazaya ve zarara neden olması
Araç işleteniMotorlu aracın işletilmesinden doğan tehlike sorumluluğu
İşletenin bağlı olduğu teşebbüsTaşıma veya işletme ilişkisine göre kanuni sorumluluk
Zorunlu trafik sigortacısıPoliçe teminatı ve kaza tarihindeki limitlerle sınırlı sorumluluk
İşverenSürücünün görevi sırasında verdiği zararda şartları varsa adam çalıştıranın sorumluluğu
Güvence HesabıSigortasız, tespit edilemeyen veya mevzuatta sayılan diğer özel hallerde kapsamla sınırlı ödeme

Araç maliki ile işleten her zaman aynı kişi olmayabilir. Aracı uzun süreli kiralayan, fiilen ekonomik yarar sağlayan ve araç üzerinde tasarruf eden kişinin işleten sıfatı somut olayda ayrıca incelenebilir. Birden fazla sorumlu bulunması halinde müteselsil sorumluluk hükümleri gündeme gelebilir.

Kusur Oranı Tazminatı Nasıl Etkiler?

Kusur oranı, zarar görenin alabileceği maddi tazminatı doğrudan etkileyebilir. Örneğin zarar görenin toplam ispatlanan zararı 600.000 TL ve kendi kusuru yüzde 25 ise, diğer hukuki indirimler saklı kalmak üzere karşı taraftan istenebilecek tutarın hesaplanmasında yüzde 75 oranı esas alınabilir.

Kaza tespit tutanağındaki değerlendirme önemli bir delildir; ancak her durumda mahkemeyi kesin biçimde bağlayan nihai karar değildir. Araçların konumu, yol ve hava şartları, kamera kayıtları, tanık anlatımları, teknik inceleme ve ceza dosyasındaki bilirkişi raporları birlikte değerlendirilebilir.

Emniyet kemeri takmama, kasksız yolculuk veya zararın artmasına neden olan başka bir davranış müterafik kusur tartışmasına yol açabilir. Bunun tazminata etkisi otomatik değil, davranış ile zararın artması arasındaki bağa göre belirlenir.

Alkol tespiti bulunan kazalarda idari ve cezai sonuçların yanında sigortacının sigortalısına rücu edip edemeyeceği de ayrıca gündeme gelebilir. Bu konu hakkında alkollü araç kullanma cezası rehberinde ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.

Sigorta Şirketine Başvuru Nasıl Yapılır?

Zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açmadan önce, talep ve belgelerle yazılı başvuru yapılması gerekir. Sigortacı başvuruyu yazılı olarak cevaplamaz veya verilen cevap talebi karşılamazsa yasal şartlar çerçevesinde dava ya da Sigorta Tahkim Komisyonu yolu değerlendirilebilir.

Başvuruda yalnızca genel bir ödeme talebi bulunması çoğu dosyada yeterli değildir. Hangi zarar kaleminin istendiği belirtilmeli ve mevcut belgeler sunulmalıdır. İstenen belgeler zarar türüne göre değişmekle birlikte kaza tutanağı, poliçe bilgileri, sağlık belgeleri, gelir kayıtları, fatura ve ekspertiz raporları önem taşır.

Sigortacı yalnızca teminat kapsamındaki zarar ve kaza tarihindeki poliçe limiti ölçüsünde sorumludur. Limiti aşan kısım ile teminat dışında kalan talepler diğer sorumlulara yöneltilebilir. Sigorta uyuşmazlıklarının genel yapısı için sigorta hukuku sayfasına bakılabilir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru

Sigorta kuruluşuna gerekli başvuru yapıldığı halde uyuşmazlık çözülmezse ve kuruluş tahkim sistemine dâhilse Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru seçeneği bulunabilir. Tahkim, mahkeme davasına alternatif bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Başvuru sınırları, masraflar ve karara karşı başvuru imkânları başvuru tarihindeki mevzuata göre kontrol edilmelidir.

Aynı talep için tahkim ve mahkeme süreçlerinin çakıştırılması usul sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle yol seçimi yapılmadan önce talep kalemleri, karşı taraflar ve zamanaşımı birlikte değerlendirilmelidir.

Trafik Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Dava öncesinde zarar kalemleri ile sorumlular belirlenir, belgeler toplanır ve gerekiyorsa sigorta başvurusu tamamlanır. Ardından görevli ve yetkili mahkemeye sunulan dava dilekçesinde olay, kusur iddiası, zarar kalemleri, deliller, faiz talebi ve sonuç istemi açıkça gösterilir.

Yargılama sırasında mahkeme kaza ve ceza dosyalarını getirtebilir; kusur, araç hasarı, maluliyet veya aktüerya hesabı için bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Bedensel zarar miktarı dava başında tam belirlenemiyorsa, talebin hangi dava türüyle ileri sürüleceği ve sonradan artırılma yöntemi usul hukuku bakımından ayrıca planlanmalıdır.

Ceza dosyasının sonucunu beklemek her durumda zorunlu değildir. Bununla birlikte ceza dosyasındaki maddi olgular, adli raporlar ve kusur incelemeleri hukuk davasında önemli olabilir. Zamanaşımı riski varsa yalnızca ceza dosyasının bitmesi beklenmemelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Sürücü ve işletene karşı haksız fiil veya tehlike sorumluluğuna dayanan davalarda kural olarak asliye hukuk mahkemesi; sigorta şirketinin taraf olduğu, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise davanın yapısına göre asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir. Bütün sorumluların aynı davada gösterilmesi halinde görev konusu güncel içtihat ve somut talepler dikkate alınarak belirlenmelidir.

Yetki bakımından kazanın meydana geldiği yer, zararın gerçekleştiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri gibi seçenekler bulunabilir. Sigortacıya karşı açılan davalarda sigortacının merkez veya şubesinin bulunduğu yer ile trafik mevzuatındaki özel yetki kuralları da değerlendirilir.

Yanlış mahkemede dava açılması zaman ve masraf kaybına neden olabileceğinden, taraflar ve talep kalemleri belirlenmeden mahkeme seçimi yapılmamalıdır.

Arabuluculuk Zorunlu mu?

Arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı, yalnızca olayın trafik kazası olmasına göre değil uyuşmazlığın hukuki niteliğine ve taraflarına göre belirlenir. Sigorta şirketine yöneltilen para alacağı talebi ticari dava niteliği taşıyorsa dava öncesi zorunlu arabuluculuk gündeme gelebilir. Yalnızca sürücü veya işletene yöneltilen haksız fiil talebinde değerlendirme farklı olabilir.

Birden fazla davalı ve farklı hukuki sebep varsa arabuluculuğun kapsamı özellikle dikkatle belirlenmelidir. Dava şartının yerine getirilmemesi, talebin esası incelenmeden usulden reddedilmesine neden olabilir.

Gerekli Belgeler ve Deliller

Trafik kazası tazminat dosyasında deliller mümkün olduğunca erken toplanmalıdır. Başlıca belgeler şunlardır:

  • Kaza tespit tutanağı, olay yeri krokisi ve fotoğraflar
  • Kamera kayıtları ve tanık bilgileri
  • Polis, jandarma, savcılık ve ceza dosyası kayıtları
  • Ruhsat, poliçe ve hasar dosyası bilgileri
  • Hastane evrakı, epikriz, adli muayene ve sağlık kurulu raporları
  • İlaç, bakım, ulaşım ve diğer gider belgeleri
  • Ücret bordrosu, vergi kaydı veya geliri gösteren belgeler
  • Onarım faturası, ekspertiz raporu ve araç geçmişi
  • Ölüm belgesi, nüfus kayıtları ve destek ilişkisini gösteren kayıtlar
  • Sigorta şirketine yapılan başvuru ve tebliğ belgeleri

Yaralanma ilk anda hafif görünse bile sağlık kuruluşuna başvurunun geciktirilmesi, kaza ile sonradan ortaya çıkan şikâyet arasındaki bağın ispatını zorlaştırabilir. Adalet Bakanlığının mağdur bilgilendirme sayfası da yaralanmanın tespiti için adli muayene raporunun önemine dikkat çekmektedir.

Trafik Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Trafik kazası tazminatı için herkese uygulanabilecek tek bir sabit rakam yoktur. Hesap, zarar kalemine göre farklı verilerle yapılır.

Bedensel zararlarda kişinin yaşı, geliri, geçici veya sürekli iş göremezlik durumu, maluliyet oranı, çalışma süresi ve kusuru dikkate alınır. Destekten yoksun kalma hesabında ölenin geliri, muhtemel yaşam süresi, destek süresi ve hak sahiplerine ayrılan destek payları değerlendirilir.

Araç zararında onarım bedeli, önceki hasarlar, piyasa değeri, kilometre, kullanım biçimi ve tamir süresi önemlidir. Manevi tazminatta ise matematiksel formül yerine olayın ağırlığı ve hakkaniyet ölçütleri esas alınır.

Kusur oranı, sigorta poliçe limiti, daha önce yapılan ödemeler, sosyal güvenlik ödemelerinin hukuki niteliği ve müterafik kusur gibi unsurlar nihai tutarı etkileyebilir. İnternetteki genel hesaplama araçları dosyaya özgü kesin sonuç vermez.

Trafik Kazası Tazminat Davasında Zamanaşımı

Motorlu araç kazalarından doğan maddi zarar talepleri kural olarak zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde kaza tarihinden başlayarak on yıl içinde ileri sürülmelidir. Kaza aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil oluşturuyor ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı öngörülüyorsa daha uzun sürenin uygulanması gündeme gelebilir.

Bu genel çerçeve, her talep ve her sorumlu bakımından başlangıç tarihinin aynı olduğu anlamına gelmez. Sigorta başvurusu, tahkim, dava, kısmi ödeme, ibraname ve ceza dosyası süre hesabını etkileyebilecek hukuki sorunlar doğurabilir. Bu nedenle “kazadan sonra iki yıl var” düşüncesiyle son tarihe kadar beklemek risklidir.

Manevi tazminat, araç değer kaybı veya bedensel zarar taleplerinde uygulanacak sürenin somut olayın hukuki dayanağıyla birlikte belirlenmesi gerekir.

Trafik Kazası Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

Davanın süresi mahkemenin iş yükü, taraf sayısı, tebligatlar, ceza dosyasının durumu ve bilirkişi incelemelerine göre değişir. Kusur, maluliyet ve aktüerya hesabının ayrı uzmanlık incelemeleri gerektirdiği dosyalar daha uzun sürebilir. İlk derece kararından sonra istinaf ve şartları varsa temyiz aşamaları da toplam süreyi uzatır.

Belgelerin baştan eksiksiz sunulması, sigorta başvurusunun doğru yapılması ve zarar kalemlerinin açık belirlenmesi gereksiz gecikmeleri azaltabilir; ancak hiçbir dosya için kesin bitiş tarihi garanti edilemez.

En Sık Yapılan Hatalar

  • Yalnızca ceza soruşturmasını takip edip tazminat için ayrıca başvuru yapmamak
  • Sağlık belgelerini ve gider faturalarını saklamamak
  • Sigorta şirketine eksik belge veya belirsiz taleple başvurmak
  • Manevi tazminatın zorunlu trafik sigortasından otomatik ödeneceğini düşünmek
  • Kaza tutanağındaki kusur oranını değişmez kabul etmek
  • Bütün zarar kalemleri belirlenmeden geniş kapsamlı ibraname imzalamak
  • İnternet hesaplamasını kesin tazminat tutarı sanmak
  • Zamanaşımını yalnızca ceza dosyasının sonucuna göre takip etmek

Trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında doğru yol, önce kazanın ve zararın belgelenmesi; ardından zarar kalemleri, sorumlular, sigorta teminatı ve sürelerin birlikte değerlendirilmesidir. Yaralanma, ölüm ve araç hasarı aynı kazadan doğsa da farklı hesaplama ve ispat kurallarına tabidir.

Sigorta başvurusu, tahkim ve dava seçeneklerinden hangisinin uygun olduğu dosyaya göre belirlenmelidir. Özellikle maluliyet, destek kaybı, birden fazla sorumlu, poliçe limiti veya kusur itirazı bulunan dosyalarda erken hukuki değerlendirme hak kaybı riskini azaltır. Diğer pratik açıklamalar için sitenin sıkça sorulan hukuki sorular bölümüne de göz atabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Trafik kazası sonrası ne kadar tazminat alınır?

Sabit bir tazminat tarifesi yoktur. Miktar; zararın türü, kusur oranı, kişinin yaşı ve geliri, maluliyet durumu, tedavi süresi, poliçe limiti ve yapılan önceki ödemelere göre hesaplanır. Manevi tazminatı hâkim olayın ağırlığı ve hakkaniyete göre belirler. Bu nedenle yalnızca kaza türüne bakılarak kesin rakam söylenemez.

Trafik kazasında maddi tazminat kimden istenir?

Somut olaya göre kusurlu sürücüden, araç işleteninden, işletenin bağlı olduğu teşebbüsten, işverenden ve teminat kapsamında zorunlu trafik sigortacısından talep edilebilir. Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe kapsamı ve limitiyle sınırlıdır. Birden fazla sorumlu varsa talebin hangi hukuki sebebe dayandığı ayrı ayrı gösterilmelidir.

Manevi tazminatı trafik sigortası öder mi?

Zorunlu mali sorumluluk sigortası kural olarak manevi tazminatı teminat altına almaz. Manevi tazminat talebi sürücü, işleten veya olayda sorumluluğu bulunan diğer kişilere yöneltilir. Bununla birlikte ihtiyari mali sorumluluk ya da başka bir poliçede özel teminat bulunup bulunmadığı poliçe metninden kontrol edilmelidir.

Yaralanan yolcu tazminat isteyebilir mi?

Evet. Yolcu, bedensel zararları için kazanın sorumlularına ve teminat kapsamında sigortacıya başvurabilir. Yolcunun emniyet kemeri takmaması veya sürücünün ağır riskli davranışını bilerek yolculuğa devam etmesi gibi durumlar, somut olayda müterafik kusur ve indirim tartışmasına yol açabilir.

Tam kusurlu sürücü tazminat alabilir mi?

Tam kusurlu sürücünün kendi kusuruyla neden olduğu zararı karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından istemesi kural olarak mümkün değildir. Ancak yolcu sıfatı, kasko, ferdi kaza teminatı, başka sorumluların katkısı veya kusur raporuna itiraz gibi ihtimaller ayrıca değerlendirilmelidir. “Tam kusur” tespiti dosyadaki teknik delillerle birlikte incelenmelidir.

Ceza davası sonuçlanmadan tazminat davası açılabilir mi?

Kural olarak hukuk davası açmak için ceza davasının kesinleşmesini beklemek zorunlu değildir. Ancak ceza dosyasındaki olay tespitleri, kamera kayıtları, adli raporlar ve bilirkişi görüşleri tazminat davasında önemli olabilir. Zamanaşımı riski bulunduğunda yalnızca ceza yargılamasının sonucunu beklemek hak kaybına yol açabilir.

Tazminat davası için şikâyetçi olmak gerekir mi?

Tazminat hakkı ile ceza şikâyeti aynı şey değildir. Şikâyetten vazgeçilmesi veya bazı hallerde ceza soruşturmasının yürümemesi, özel hukuk tazminat talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak imzalanan uzlaşma, ibra veya feragat belgesinin içeriği tazminat hakkını etkileyebileceğinden belge imzalanmadan önce incelenmelidir.

Araç sahibi manevi tazminattan sorumlu olur mu?

Araç sahibi aynı zamanda işleten ise, motorlu aracın işletilmesinden doğan zararlardan kanuni şartlar çerçevesinde sorumlu tutulabilir. Manevi tazminat yönünden sorumluluk da olayın niteliği, işleten sıfatı ve illiyet bağı dikkate alınarak değerlendirilir. Ruhsatta malik görünmek her olayda tek başına nihai değerlendirme değildir.

Sigorta şirketine başvurmadan dava açılabilir mi?

Zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açmadan önce, gerekli belgelerle yazılı başvuru yapılması kanuni ön şarttır. Başvurunun cevapsız kalması veya talebi karşılamaması üzerine dava ya da şartları varsa sigorta tahkimi değerlendirilebilir. Sürücü ve işleten gibi diğer sorumlulara yöneltilecek taleplerin ön şartları ayrıca incelenir.

Tazminat davasında hangi faiz istenir?

Faizin türü ve başlangıcı; davalının kim olduğuna, zararın niteliğine, temerrüt tarihine ve sigorta başvurusuna göre değişebilir. Sürücü veya işleten ile sigorta şirketi yönünden aynı başlangıç tarihi her zaman uygulanmaz. Dilekçede faiz talebinin türü ve başlangıç gerekçesi açıkça kurulmalıdır.

Hemen Ara