Suça sürüklenen çocuk (SSÇ), 18 yaşını doldurmamış ve suç sayılan bir fiil nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen çocuk için önceki mevzuatta kullanılan hukuki ifadedir. Ancak 18 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle “suça sürüklenen çocuk” yerine “adli süreçteki çocuk” kavramı kullanılmaya başlanmıştır.
Bir soruşturma veya dava dosyasında çocuk için SSÇ ya da adli süreçteki çocuk ifadesinin kullanılması, çocuğun suçu işlediğinin kesinleştiği anlamına gelmez. Bu ifade, çocuğun dosyadaki hukuki sıfatını gösterir. Masumiyet karinesi çocuklar bakımından da geçerlidir.
Çocukların ceza sorumluluğu yetişkinlerden farklı kurallara tabidir. Suç tarihindeki yaş, fiilin niteliği ve özellikle 12-15 yaş grubunda çocuğun fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği birlikte değerlendirilir. 7593 sayılı Kanun, terminoloji değişikliğinin yanında çocuklara uygulanabilecek ceza sınırları, sosyal inceleme ve yönlendirme tedbirlerinde de önemli değişiklikler yapmıştır.
Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) Ne Demek?
SSÇ, “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin kısaltmasıdır. Önceki hukuki tanıma göre suça sürüklenen çocuk; kanunda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiil nedeniyle hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuktur.
Bu tanımın üç temel unsuru bulunur:
- Kişinin 18 yaşını doldurmamış olması,
- Kanunda suç olarak tanımlanan bir fiilin bulunduğunun iddia edilmesi,
- Çocuk hakkında soruşturma, kovuşturma veya güvenlik tedbiri sürecinin yürütülmesi.
Çocuk hakkında soruşturma başlatılmış olması, mahkûmiyet kararı verileceğini göstermez. Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilir; açılan davada beraat, düşme veya farklı bir karar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle “suça sürüklenen çocuk” ifadesi, “suçlu çocuk” ile aynı anlama gelmez. 2026 yılında benimsenen “adli süreçteki çocuk” kavramının temel gerekçelerinden biri de çocuğun yargılama tamamlanmadan suçla özdeşleştirilmesini önlemektir.

Suça Sürüklenen Çocuk Kavramı 2026’da Değişti mi?
Evet. 7593 sayılı Kanun ile mevzuatta yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresi, 18 Ağustos 2026 tarihinden itibaren “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirilmiştir.
Değişiklik; Çocuk Koruma Kanunu’nun yanı sıra Sosyal Hizmetler Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümlerine de yansıtılmıştır.
| Önceki terminoloji | 18 Ağustos 2026 sonrası terminoloji |
|---|---|
| Suça sürüklenen çocuk | Adli süreçteki çocuk |
| SSÇ | Yeni dosyalarda güncel kavram esas alınır |
| Suça sürüklenme | Hakkında adli süreç yürütülmesi |
Kavram değişmiş olsa da çocuk hakkında yürütülen işlemin temel hukuki niteliği ortadan kalkmamıştır. Çocuk yine suç isnadı nedeniyle soruşturma veya kovuşturmanın tarafı olabilir. Değişiklik öncelikle kullanılan hukuk dilini ve çocuk odaklı yaklaşımı etkilemektedir.
Eski tarihli dosyalarda, mahkeme kararlarında, UYAP kayıtlarında ve değişiklikten önce hazırlanmış belgelerde SSÇ ibaresiyle karşılaşılması mümkündür. Bu nedenle kavram güncel mevzuattan çıkarılmış olsa da aramalarda ve eski dosyalarda kullanılmaya devam edebilir.
Neden “Adli Süreçteki Çocuk” İfadesine Geçildi?
Yeni kavramla çocuğun daha soruşturma veya kovuşturma aşamasında suçlu gibi gösterilmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu yaklaşım:
- Masumiyet karinesini daha güçlü yansıtmayı,
- Çocuğu suçla özdeşleştirmemeyi,
- Damgalayıcı bir algının oluşmasını önlemeyi,
- Çocuğun üstün yararını korumayı,
- Rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma amacını güçlendirmeyi
hedeflemektedir.
Terminoloji değişikliği tek başına çocuğun ceza sorumluluğunu kaldırmamıştır. Çocuğun yaşına ve fiile göre TCK m.31 hükümleri uygulanmaya devam eder.
Dava Dosyasında SSÇ Ne Demek?
Dava dosyasında SSÇ yazması, ilgili kişinin suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğunu ve dosyada kendisine suç isnat edilen çocuk sıfatıyla yer aldığını gösterir.
Dosyada görülebilecek sıfatlar genel olarak şöyledir:
| Dosyadaki ifade | Anlamı |
|---|---|
| SSÇ | Önceki terminolojiyle suça sürüklenen çocuk |
| Adli süreçteki çocuk | 18 Ağustos 2026 sonrası güncel mevzuat ifadesi |
| Mağdur çocuk | Suçtan zarar gördüğü ileri sürülen çocuk |
| Müşteki çocuk | Şikâyetçi sıfatı bulunan çocuk |
| Tanık çocuk | Olay hakkında bilgisine başvurulan çocuk |
SSÇ ibaresi kesinleşmiş bir mahkûmiyeti veya sabıka kaydını göstermez. Yalnızca çocuğun soruşturma ya da kovuşturmadaki taraf rolünü belirtir.
Çocuk 18 yaşını dava devam ederken doldurmuş olsa bile ceza sorumluluğunda esas alınan yaş, fiilin işlendiği tarihteki yaşıdır. Bu nedenle 17 yaşında işlendiği iddia edilen bir fiil nedeniyle yargılama çocuk 18 yaşını doldurduktan sonra devam etse de yaş küçüklüğüne ilişkin hükümler suç tarihine göre değerlendirilir.
Suça Sürüklenen Çocuk Kaç Yaşındadır?
Suça sürüklenen çocuk veya güncel ifadeyle adli süreçteki çocuk, 18 yaşını doldurmamış kişidir. Bununla birlikte 18 yaşından küçük olmak, her çocuk için aynı ceza sorumluluğunun uygulanacağı anlamına gelmez.
Türk ceza hukukunda üç yaş grubu bulunur:
| Suç tarihindeki yaş | Ceza sorumluluğu |
|---|---|
| 12 yaşından küçük | Ceza sorumluluğu yoktur |
| 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış | Algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine göre belirlenir |
| 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış | Kural olarak ceza sorumluluğu bulunur; çocuklara özgü hükümler uygulanır |
Yaş hesabında çocuğun soruşturma, ifade veya duruşma tarihindeki yaşı değil, iddia edilen fiilin işlendiği tarihteki yaşı önemlidir.
Çocukların Cezai Sorumluluğu Kaç Yaşında Başlar?
Çocukların cezai sorumluluğu bakımından tek başına “18 yaşından küçük” ölçütü kullanılmaz. TCK m.31, çocukları gelişim dönemlerine göre farklı gruplara ayırır.
12 Yaşından Küçük Çocukların Cezai Sorumluluğu
Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu bulunmaz. Bu çocuk hakkında ceza kovuşturması yapılamaz ve hapis ya da adli para cezasına hükmedilemez.
Bununla birlikte çocuk hakkında hiçbir işlem yapılamayacağı düşünülmemelidir. Fiilin ve çocuğun durumunun belirlenmesi amacıyla gerekli işlemler gerçekleştirilebilir; çocuğun korunması için çocuklara özgü güvenlik tedbirleri ile koruyucu, destekleyici veya yönlendirme tedbirleri uygulanabilir.
Bu tedbirlerin amacı cezalandırmak değil; çocuğun korunmasını, eğitimini, tedavisini ve yeniden benzer bir riskle karşılaşmamasını sağlamaktır.
12-15 Yaş Arasındaki Çocukların Cezai Sorumluluğu
Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış çocuklarda cezai sorumluluk otomatik olarak kabul edilmez.
Çocuğun:
- Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama,
- Davranışlarını bu algıya göre yönlendirme
yeteneği değerlendirilir.
Bu yeteneklerin yeterince gelişmediği belirlenirse çocuğun ceza sorumluluğu bulunmaz ve çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.
Ceza sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılırsa 18 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren güncel düzenlemeye göre:
- Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 13 yıldan 18 yıla,
- Müebbet gerektiren suçlarda 10 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir,
- Diğer cezalar yarı oranında indirilir,
- Her bir fiil için verilecek süreli hapis cezası kural olarak 9 yılı aşamaz.
Yeni TCK m.31/4 uyarınca kasten öldürme ve kanunda belirtilen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında; kusurun ağırlığı, amaç, saik, suçun işleniş şekli ve önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti gibi ölçütler dikkate alınarak 12-15 yaş grubundaki ceza sorumluluğu bulunan çocuk hakkında 15-18 yaş grubuna ait hükümler uygulanabilir. Bu uygulama otomatik değildir; somut olayın özelliklerine göre mahkemece değerlendirilir.
15-18 Yaş Arasındaki Çocukların Cezai Sorumluluğu
Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu kural olarak bulunur. Bununla birlikte çocuklara özgü yaş küçüklüğü hükümleri uygulanır.
18 Ağustos 2026 sonrasındaki güncel düzenlemeye göre:
- Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 19 yıldan 27 yıla,
- Müebbet gerektiren suçlarda 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir,
- Diğer cezalar üçte bir oranında indirilir,
- Her bir fiil için verilecek süreli hapis cezası kural olarak 15 yılı aşamaz.
Kasten öldürme ve TCK m.87’de belirtilen bazı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında, TCK m.31/4’teki ölçütlere göre yaş küçüklüğü indiriminin uygulanmamasına karar verilebilir. Bu nedenle “18 yaşından küçük olan herkesin cezası mutlaka indirilir” şeklinde kesin bir değerlendirme 2026 düzenlemesinden sonra doğru değildir.
2026 Düzenlemesi Önceki Tarihli Suçlara Uygulanır mı?
Ceza miktarını ağırlaştıran yeni hükümler geçmişe yürütülemez. Suçun 18 Ağustos 2026 tarihinden önce işlendiği dosyalarda, suç tarihindeki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun karşılaştırılarak failin lehine olan düzenleme uygulanır.
Bu nedenle:
- Terminoloji yeni dosyalarda “adli süreçteki çocuk” olarak kullanılabilir,
- Usul hükümlerinin uygulanma zamanı ayrıca değerlendirilir,
- Daha ağır ceza doğuran yeni hükümler önceki tarihli fiillere otomatik olarak uygulanamaz,
- Suç tarihi ve lehe kanun karşılaştırması dosya sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Özellikle 2026 değişikliğinden önce işlenen ancak yargılaması devam eden fiillerde, yalnızca güncel ceza sınırlarına bakılarak hesaplama yapılmamalıdır.
Suça Sürüklenen Çocuk Ceza Alır mı?
Adli süreçteki bir çocuğun ceza alıp almayacağı; suç tarihindeki yaşına, isnat edilen fiile ve ceza sorumluluğuna göre belirlenir.
12 yaşından küçük çocuklara ceza verilmez. 12-15 yaş grubunda algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği bulunmuyorsa yine ceza uygulanmaz. Bu yeteneklerin bulunduğu belirlenirse indirimli çocuk ceza hükümleri gündeme gelir.
15-18 yaş grubunda ise ceza sorumluluğu kural olarak bulunur. Ancak mahkeme yalnızca yaşa bakmaz. Dosyada:
- Fiilin çocuk tarafından işlenip işlenmediği,
- Kast veya taksirin bulunup bulunmadığı,
- Hukuka uygunluk veya kusurluluğu etkileyen bir nedenin varlığı,
- Teşebbüs, iştirak ve içtima hükümleri,
- Delillerin hukuka uygunluğu,
- Suçun temel ve nitelikli hâlleri,
- Çocuk hakkında uygulanabilecek özel hükümler
birlikte değerlendirilir.
Çocuk hakkında soruşturma yapılması her zaman mahkûmiyetle sonuçlanmaz. Kovuşturmaya yer olmadığı, beraat, güvenlik tedbiri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya mahkûmiyet gibi farklı kararlar ortaya çıkabilir.
17 Yaşında Suça Sürüklenen Çocuğun Cezası Nedir?
17 yaşındaki bir çocuk için sabit bir ceza miktarı yoktur. Çocuk, fiil tarihinde 17 yaşındaysa 15-18 yaş grubunda değerlendirilir ve 18 Ağustos 2026 sonrasında işlenen fiiller bakımından güncel TCK m.31 hükümleri uygulanır.
Süreli hapis cezası gerektiren suçlarda ceza kural olarak üçte bir oranında indirilir ve her bir fiil için sonuç ceza 15 yılı aşamaz. Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 19-27 yıl, müebbet gerektiren suçlarda ise 15-18 yıl aralığı gündeme gelir.
Bununla birlikte 17 yaşındaki çocuğun cezasını şu unsurlar değiştirebilir:
- İşlenen suçun türü,
- Suçun temel veya nitelikli hâli,
- Suçun teşebbüs aşamasında kalması,
- Çocuğun iştirak biçimi,
- Haksız tahrik veya meşru savunma gibi hükümler,
- Etkin pişmanlık,
- Takdiri indirim nedenleri,
- Suç tarihi,
- TCK m.31/4’teki istisnai düzenleme.
Kasten öldürme ve kanunda belirtilen ağırlaşmış yaralama suçlarında, somut olayın özelliklerine göre 15-18 yaş grubuna tanınan yaş indirimi uygulanmayabilir. Buna karşılık suç 18 Ağustos 2026’dan önce işlenmişse lehe kanun değerlendirmesi yapılmalıdır.
Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Soruşturma Nasıl Yürütülür?
Adli süreçteki çocuk hakkındaki soruşturma, yetişkinlere ilişkin soruşturmadan farklı güvenceler içerir. Ceza soruşturması ve kovuşturması sırasında çocuğun yaşı, gelişim düzeyi, eğitim durumu ve üstün yararı gözetilmelidir.
Süreç genel olarak şöyle ilerler:
- Çocuğa yönelik suç isnadı yetkili makamlara ulaşır.
- Çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı soruşturmayı bizzat yürütür.
- Çocuğun müdafi eşliğinde ifadesi alınır.
- Olayla ilgili deliller toplanır.
- Çocuğun yaşı ve kimlik bilgileri doğrulanır.
- Gerekiyorsa sosyal çalışma görevlisinden destek alınır.
- Çocuk hakkında sosyal inceleme yapılır.
- Koruyucu, destekleyici veya yönlendirme tedbirleri değerlendirilir.
- Savcılık kamu davası açılıp açılmayacağına karar verir.
7593 sayılı Kanun sonrasında 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Bu inceleme yapılmadan düzenlenen iddianame iade edilebilir.
15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yapılmaması durumunda ise savcı, mahkeme veya çocuk hâkimi bu tercihin gerekçesini iddianamede ya da kararda göstermek zorundadır.
Çocuk hakkında kamu davası açılırsa gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla durum Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığının ilgili il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir.
Suça Sürüklenen Çocuğun İfadesini Kim Alır?
Adli süreçteki çocuk hakkındaki soruşturma, çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yürütülür. Çocuğun ifadesi de çocuklara özgü usul güvencelerine uygun şekilde alınmalıdır.
İfade sırasında:
- Müdafi hazır bulunur,
- Çocuğun anlayabileceği açık bir dil kullanılır,
- Çocuğun gelişim düzeyi dikkate alınır,
- Gerekli görülürse sosyal çalışma görevlisi bulundurulur,
- Çocuğun kendisini serbestçe ifade edebilmesi sağlanır,
- Baskı, tehdit veya yönlendirmeden kaçınılır.
Kolluğun yakalama, koruma, delil toplama ve çocuğu savcılığa sevk etme gibi görevleri bulunabilir. Ancak çocuk hakkındaki soruşturmanın esas sorumluluğu çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısındadır.
Çocuğun ailesinin veya yasal temsilcisinin yanında bulunması, zorunlu müdafinin yerini tutmaz.
Suça Sürüklenen Çocuk İçin Avukat Zorunlu mu?
Evet. Adli süreçteki çocuk için soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müdafi bulunması zorunludur.
Çocuk veya ailesi bir avukat seçebilir. Seçilmiş bir müdafi bulunmuyorsa baro tarafından avukat görevlendirilir. Bu görevlendirme, ailenin talepte bulunmasına bağlı değildir.
Zorunlu müdafi:
- İfade ve sorgu işlemlerine katılır,
- Dosyadaki delilleri inceler,
- Koruma tedbirlerine itiraz eder,
- Çocuğun haklarını açıklar,
- Savunma ve delil taleplerini sunar,
- Kanun yollarına başvurur.
Çocuğun velisi veya vasisi ile çocuk arasında menfaat çatışması bulunması ihtimali de ayrıca değerlendirilmelidir. Müdafi, savunma görevini çocuğun hakları ve üstün yararı doğrultusunda yerine getirir.
Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Adli Kontrol Uygulanabilir mi?
Evet. Çocuk hakkında soruşturma veya kovuşturma sırasında adli kontrol uygulanabilir. Adli kontrol, tutuklamaya göre daha hafif bir koruma tedbiridir ve çocuğun özgürlüğünü tamamen ortadan kaldırmadan sürecin güvenli şekilde yürütülmesini amaçlar.
Çocuk hakkında:
- Belirlenen çevre sınırlarının dışına çıkmama,
- Belirli yerlere gitmeme veya yalnızca belirli yerlere gidebilme,
- Belirli kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmama,
- Belirli günlerde imza verme,
- Güvence gösterme,
- Konutu terk etmeme,
- Yurt dışına çıkmama
gibi yükümlülükler uygulanabilir.
Adli kontrolün çocuğun eğitimini ve aile ilişkilerini gereksiz şekilde engellememesi, ölçülü olması gerekir. Örneğin yurt dışına çıkış yasağı uygulanırken kararın gerekliliği ve çocuğun bireysel koşulları değerlendirilmelidir.
Suça Sürüklenen Çocuk Tutuklanabilir mi?
Çocuk hakkında tutuklama kararı verilmesi mümkündür; ancak tutuklama son çare olarak değerlendirilmelidir. Tutuklamanın ceza olmadığı, yargılama sırasında uygulanan geçici bir koruma tedbiri olduğu unutulmamalıdır.
Tutuklama kararı için:
- Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması,
- Kanunda öngörülen bir tutuklama nedeninin mevcut olması,
- Adli kontrolün yetersiz kalması,
- Tedbirin ölçülü olması
gerekir.
Çocuk Koruma Kanunu’na göre 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında, üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezası gerektiren fiiller nedeniyle tutuklama kararı verilemez.
Bu yasak dışındaki dosyalarda da çocuk otomatik olarak tutuklanmaz. Yaşı, eğitim durumu, aile bağları, delillerin durumu, kaçma veya delilleri etkileme riski ve daha hafif tedbirlerin yeterliliği değerlendirilir.
Çocuklar Hapse Girer mi?
Ceza sorumluluğu bulunan bir çocuk hakkında yapılan yargılama sonucunda hapis cezası verilebilir. Ancak tutukluluk ile kesinleşmiş hapis cezasının infazı farklı süreçlerdir.
2026 düzenlemesiyle çocuk hükümlülerin infaz sisteminde de değişiklik yapılmıştır. Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az hapis cezası alan çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilebilir.
Diğer çocuk hükümlüler bakımından infaz çocuk kapalı ceza infaz kurumunda başlayabilir; iyi hâl değerlendirmesi sonucunda çocuk eğitimevine ayrılma gündeme gelebilir. Çocuklar yetişkin hükümlülerden ayrı kurumlarda tutulur.
Suça Sürüklenen Çocuk Hangi Mahkemede Yargılanır?
Görevli mahkeme, çocuğa isnat edilen suçun niteliğine göre belirlenir:
- Asliye ceza mahkemesinin görev alanındaki suçlarda çocuk mahkemesi,
- Ağır ceza mahkemesinin görev alanındaki suçlarda çocuk ağır ceza mahkemesi
görevlidir.
Çocuk mahkemesi veya çocuk ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde, kanunda belirtilen geçiş ve görevlendirme kuralları uygulanabilir.
Çocuğun yetişkinlerle birlikte suç işlediğinin iddia edilmesi hâlinde soruşturma ve kovuşturmanın ayrılması esastır. Ancak dosyaların birlikte görülmesinin zorunlu olduğu durumlarda görevli mahkeme ve uygulanacak usul ayrıca belirlenir.
Sanık yargılama sırasında 18 yaşını doldurmamışsa duruşma kapalı yapılır ve hüküm de kapalı duruşmada açıklanır. Böylece çocuğun kimliğinin, özel hayatının ve gelişiminin korunması amaçlanır.
Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Hangi Tedbirler Uygulanabilir?
Çocuk adalet sistemi yalnızca ceza vermeye odaklanmaz. Çocuğun korunması, eğitimi, sağlığı ve topluma yeniden kazandırılması amacıyla farklı tedbirler uygulanabilir.
Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler
Çocuk Koruma Kanunu’nda yer alan temel tedbirler şunlardır:
| Tedbir | Temel amaç |
|---|---|
| Danışmanlık | Çocuğa ve bakımından sorumlu kişilere rehberlik sağlamak |
| Eğitim | Çocuğun eğitime devamını veya meslek edinmesini desteklemek |
| Bakım | Çocuğun uygun bakım hizmetinden yararlanmasını sağlamak |
| Sağlık | Tedavi ve rehabilitasyon ihtiyacını karşılamak |
| Barınma | Barınma sorunu bulunan çocuk için güvenli ortam sağlamak |
2026’da Getirilen Yönlendirme Tedbirleri
7593 sayılı Kanun ile ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar için yeni yönlendirme tedbirleri getirilmiştir:
- Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Çocuğun psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev ve faaliyetlere katılması,
- Dijital risklerden korunma tedbiri: Dijital cihazların bildirilmesi, belirli platformlara erişimin sınırlandırılması ve gerekli denetimlerin uygulanması,
- Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane çalışmalarına katılım veya belirlenen eserlerin okunması,
- Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Çevre temizliği, bitki bakımı ve ağaçlandırma faaliyetlerine katılım,
- Bağımlılık tedbiri: Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu veya davranışsal bağımlılıklar için tedavi ve rehabilitasyon programlarının uygulanması.
Sosyal hizmet, kitap-kütüphane ve çevre tedbirleri kanunda 20 ila 300 saat; dijital risklerden korunma tedbiri ise 3 ay ila 2 yıl arasında düzenlenmiştir.
Adli süreçteki çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirse uygun görülen yönlendirme tedbirlerinden biri veya birkaçı denetimli serbestlik yükümlülüğü olarak uygulanabilir. Denetimli serbestlik kapsamındaki yükümlülükler kararın niteliğine göre ayrıca takip edilir.
Neden “Suça Sürüklenen Çocuk” Denirdi?
“Suça sürüklenen çocuk” kavramı, çocuğu doğrudan “suçlu” olarak nitelendirmemek için kullanılıyordu. İfade; çocukların gelişim düzeylerinin, aile ortamlarının, eğitim koşullarının ve sosyal çevrelerinin davranışları üzerinde yetişkinlere göre daha güçlü etkisi olabileceği yaklaşımına dayanıyordu.
Bu yaklaşımda çocuğun:
- İhmal veya istismara uğraması,
- Eğitimden uzak kalması,
- Aile desteğinden yoksun olması,
- Suç örgütleri veya yetişkinler tarafından kullanılması,
- Madde bağımlılığı veya ekonomik zorluklarla karşılaşması
gibi etkenler önem taşır.
2026’da getirilen “adli süreçteki çocuk” kavramı ise çocuğun soruşturma veya kovuşturma tamamlanmadan suçla ilişkilendirilmemesini daha açık şekilde vurgulamaktadır. Her iki kavramın merkezinde de çocuğun üstün yararı ve topluma yeniden kazandırılması bulunmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Müşteki suça sürüklenen çocuk ne demek?
“Müşteki-SSÇ” ifadesi, çocuğun dosyada hem şikâyetçi hem de kendisine bir fiil isnat edilen çocuk sıfatıyla yer alabildiğini gösterir. Çocuk bir eylem bakımından mağdur veya şikâyetçi, başka bir eylem bakımından adli süreçteki çocuk olabilir.
Taraf rolü SSÇ ne demektir?
Taraf rolünün SSÇ olması, kişinin suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğunu ve dosyada kendisine suç isnat edilen çocuk sıfatıyla bulunduğunu gösterir. Bu kayıt, suçun sabit olduğu anlamına gelmez.
13 yaşındaki çocuğun ifadesi alınır mı?
Evet. Soruşturma bakımından gerekli olması hâlinde 13 yaşındaki çocuğun ifadesi, çocuklara özgü usule uygun ve müdafi eşliğinde alınabilir. Ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ayrıca sosyal inceleme ve uzman değerlendirmeleriyle belirlenir.
Çocuk hakkında adli sicil kaydı oluşur mu?
Çocuk hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı verilirse adli sicil kaydı gündeme gelebilir. Ancak çocuklara ait kayıtların verilmesi ve kullanılması özel sınırlamalara tabidir. Soruşturma kaydı, beraat veya her karar türü otomatik olarak sabıka anlamına gelmez.
Çocuklara denetimli serbestlik uygulanabilir mi?
Evet. Kararın türü ve kanuni şartlara göre çocuk hakkında denetimli serbestlik uygulanabilir. 2026 düzenlemesiyle yönlendirme tedbirlerinin HAGB kapsamında denetimli serbestlik yükümlülüğü olarak uygulanmasına da imkân tanınmıştır.
Çocuğu suça sürükleyen kişiye ceza verilir mi?
Çocuğu suç işlemeye azmettiren, yardım eden, zorlayan veya bir suç örgütü kapsamında kullanan yetişkin hakkında iştirak ve ilgili suç hükümleri uygulanabilir. Ceza sorumluluğu, yetişkinin somut eylemine ve kastına göre belirlenir.
Çocukların yargılaması gizli mi yapılır?
Sanık 18 yaşını doldurmamışsa duruşma kapalı yapılır ve hüküm kapalı duruşmada açıklanır. Çocuğun kimliğinin ve özel hayatının korunmasına ilişkin diğer gizlilik kuralları da uygulanır.
Suça sürüklenen çocuk ile mağdur çocuk aynı şey midir?
Hayır. Suça sürüklenen veya güncel adıyla adli süreçteki çocuk, kendisine suç isnat edilen çocuktur. Mağdur çocuk ise suçtan zarar gördüğü ileri sürülen çocuktur. Bazı olaylarda aynı çocuk farklı eylemler bakımından her iki sıfata da sahip olabilir.





