İhtiyaç nedeniyle tahliye davası, kiraya verenin kiralananı kendisi veya kanunda belirtilen yakınlarının gerçek, samimi ve zorunlu konut ya da işyeri ihtiyacı için kullanmak istemesi hâlinde kira sözleşmesini sona erdirerek kiracının tahliyesini talep ettiği davadır.
Kiraya verenin yalnızca “evde kendim oturacağım” veya “işyerini kullanacağım” demesi tahliye kararı verilmesi için yeterli değildir. İhtiyacın güncel, gerçek ve zorunlu olduğu delillerle ortaya konulmalı; dava, kira sözleşmesinin türüne göre belirlenen süre içerisinde açılmalıdır.
Mevcut kiraya veren, yeni malik, belirli süreli sözleşme ve belirsiz süreli sözleşme bakımından farklı süre ve bildirim kuralları uygulanır. Ayrıca 2026 yılı itibarıyla ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açılmadan önce dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.
| Konu | Genel kural |
|---|---|
| İhtiyacın niteliği | Gerçek, samimi, zorunlu ve devam eden olmalıdır |
| İhtiyacı ileri sürülebilecek kişiler | Kiraya veren, eşi, altsoyu, üstsoyu ve kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler |
| Belirli süreli sözleşme | Sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açılabilir |
| Belirsiz süreli sözleşme | Fesih dönemi ve bildirim süreleri dikkate alınır |
| Yeni malik | Bir ay içinde yazılı bildirim ve edinmeden altı ay sonra dava yolu kullanılabilir |
| Arabuluculuk | Tahliye davasından önce dava şartıdır |
| Yeniden kiralama | Haklı sebep olmadıkça üç yıl boyunca eski kiracı dışında birine kiralanamaz |
Bu kurallar genel çerçeveyi göstermektedir. Kira sözleşmesinin başlangıç tarihi, süresi, bildirimler ve arabuluculuk başvuru tarihi birlikte değerlendirilmelidir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Nedir?
İhtiyaç nedeniyle tahliye, Türk Borçlar Kanunu’nun kiraya verenden kaynaklanan tahliye sebeplerinden biridir. Kiraya veren, kiralananı kendisi veya kanunda belirtilen kişilerin konut ya da işyeri gereksinimi için kullanma zorunluluğu bulunması hâlinde kira sözleşmesinin sona erdirilmesini isteyebilir.
Bu dava özellikle:
- Kiraya verenin kendisinin kirada oturması,
- Sağlık veya yaş koşulları nedeniyle farklı bir konuta ihtiyaç duyması,
- Evlenecek çocuğun ayrı konuta gereksinim duyması,
- Kiraya verenin veya çocuğunun başka bir şehirden dönmesi,
- Mevcut konutun aile için yetersiz kalması,
- Kiraya verenin kendi işini kiralananda yürütmek istemesi
gibi durumlarda gündeme gelebilir.
Bu örneklerin hiçbiri tek başına davanın kabul edileceği anlamına gelmez. Mahkeme, ihtiyacın gerçekten ortaya çıkıp çıkmadığını ve kiralananın bu ihtiyacı karşılamak için kullanılmasının zorunlu olup olmadığını somut olay üzerinden değerlendirir.
İhtiyaç sebebiyle tahliye, kira bedelinin artırılması veya kiracının daha yüksek bedelle başka bir kişiye kiralama yapılması amacıyla kullanılamaz. İhtiyaç iddiasının gerçek olmaması, davanın reddine ve tahliye sonrasında tazminat sorumluluğuna yol açabilir.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Şartları Nelerdir?
İhtiyaç nedeniyle tahliye davasının kabul edilmesi için yalnızca geçerli bir kira sözleşmesi ve tahliye talebi yeterli değildir. Kanuni ve uygulamadan doğan şartların birlikte bulunması gerekir.
Başlıca şartlar şunlardır:
- Geçerli bir konut veya çatılı işyeri kira ilişkisi bulunmalıdır.
- İhtiyaç, kanunda belirtilen kişilerden birine ait olmalıdır.
- Kiralanan konut veya işyeri olarak kullanılmak istenmelidir.
- İhtiyaç gerçek, samimi ve zorunlu olmalıdır.
- İhtiyaç dava tarihinde mevcut bulunmalı ve yargılama boyunca devam etmelidir.
- Kira sözleşmesinin türüne uygun fesih ve dava açma sürelerine uyulmalıdır.
- Gereken durumlarda yazılı bildirim veya ihtar yapılmalıdır.
- Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmalıdır.
- İhtiyaç iddiası uygun delillerle ispatlanmalıdır.
Kiraya verenin başka bir taşınmazının bulunması, ihtiyacın gerçek olmadığı sonucunu her durumda otomatik olarak doğurmaz. Diğer taşınmazın boş olup olmadığı, nerede bulunduğu, büyüklüğü, kullanım amacı ve ileri sürülen ihtiyacı karşılamaya uygunluğu ayrıca değerlendirilir.
Ev Sahibinin Eve İhtiyacı Olması Tahliye Sebebi midir?
Evet, ev sahibinin kiralananı gerçekten kendi konut ihtiyacı için kullanmak zorunda olması, diğer şartların da bulunması hâlinde tahliye sebebidir.
Ev sahibinin hâlihazırda kirada oturması, lojmanda bulunması, aile bireyleriyle birlikte yaşaması veya sağlık ve ulaşım koşulları nedeniyle kiralanana taşınmak istemesi ihtiyacın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.
Mahkeme şu konuları araştırabilir:
- Ev sahibinin mevcut ikamet yeri,
- Başka bir konutunun bulunup bulunmadığı,
- Diğer konutların kullanıma uygunluğu,
- Ailede yaşayan kişi sayısı,
- Sağlık, iş ve eğitim koşulları,
- Kiralanana taşınma hazırlıkları,
- İhtiyacın ne zaman ortaya çıktığı,
- Önceki tahliye veya kira artışı talepleri.
Ev sahibinin soyut biçimde eve taşınmak istediğini söylemesi yeterli değildir. İhtiyaç iddiası, olayların olağan akışı ve sunulan belgelerle uyumlu olmalıdır.
Zorunlu İhtiyaç Nedir?
Zorunlu ihtiyaç, kiralananın kullanımının yalnızca bir tercih veya ileride gerçekleşmesi ihtimal dâhilindeki bir plan olmaktan çıkıp somut ve makul bir gerekliliğe dayanmasıdır.
İhtiyacın zorunlu kabul edilebilmesi için mutlaka ev sahibinin evsiz kalması gerekmez. Mevcut konutun sağlık durumuna uygun olmaması, aile için yetersiz kalması veya kişinin sürekli olarak kirada oturması da değerlendirmeye alınabilir.
Buna karşılık:
- Ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan taşınma planı,
- Yalnızca kiracıyı çıkarmaya yönelik beyan,
- Daha yüksek bedelle yeniden kiralama isteği,
- Geçici ve kısa süreli kullanım düşüncesi,
- Henüz ciddi bir hazırlığı bulunmayan iş kurma ihtimali
zorunlu ve samimi ihtiyaç olarak kabul edilmeyebilir.
Gelecekteki bir ihtiyaç, yakın ve gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel ise dikkate alınabilir. Örneğin evlilik hazırlıkları somutlaşmış bir çocuğun konut ihtiyacı ile tarihi ve koşulları belirsiz bir evlilik ihtimali aynı şekilde değerlendirilmez.
Kimlerin İhtiyacı İçin Tahliye Davası Açılabilir?
Türk Borçlar Kanunu’na göre ihtiyaç nedeniyle tahliye davası şu kişilerin konut veya işyeri gereksinimi için açılabilir:
- Kiraya verenin kendisi,
- Kiraya verenin eşi,
- Kiraya verenin çocukları ve diğer altsoyu,
- Kiraya verenin anne, baba ve diğer üstsoyu,
- Kiraya verenin kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler.
Kanunda sayılan kişiler dışında kalan her akrabanın ihtiyacı doğrudan tahliye sebebi değildir. Kardeş veya başka bir yakının ihtiyacı ileri sürülüyorsa kiraya verenin o kişi bakımından kanuni bakım yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Kiraya veren bir tüzel kişiyse konut ihtiyacından söz edilemez. Ancak tüzel kişinin kendi faaliyetlerini yürütmesi için gerçek ve zorunlu bir işyeri ihtiyacının bulunması somut olayın koşullarına göre değerlendirilebilir.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Açma Süresi Ne Kadardır?
İhtiyaç nedeniyle tahliye davası açma süresi, kira sözleşmesinin belirli veya belirsiz süreli olmasına ve davayı mevcut kiraya verenin mi yoksa yeni malikin mi açacağına göre değişir.
Dava açma süresi ile ihtar süresi ve davanın mahkemede ne kadar devam edeceği aynı kavramlar değildir:
- Dava açma süresi, tahliye talebinin hangi tarihe kadar mahkemeye taşınabileceğini gösterir.
- İhtar veya bildirim süresi, kiracıya yapılması gereken yazılı bildirimin zamanını ifade eder.
- Davanın süresi, yargılamanın ne kadar zamanda tamamlandığıdır.
Dava açma süresinin yanlış hesaplanması, ihtiyaç gerçek olsa bile davanın reddedilmesine neden olabilir.
Belirli Süreli Kira Sözleşmesinde Dava Açma Süresi
Belirli süreli kira sözleşmesinde ihtiyaç nedeniyle tahliye davası, sözleşmede kararlaştırılan sürenin sona ermesinden itibaren bir ay içinde açılmalıdır.
Örneğin kira sözleşmesi 1 Eylül 2025 tarihinde başlayıp 31 Ağustos 2026 tarihinde sona eriyorsa dava açma dönemi, sözleşmenin bitiş tarihinden sonraki bir aylık süre dikkate alınarak hesaplanır.
Sözleşmenin yıllar içinde aynı koşullarla uzamış olması, ihtiyaç nedeniyle tahliye talep edilmesine tek başına engel değildir. Her uzama döneminin sonunda kanuni süreler dikkate alınarak dava açılabilir.
Dava şartı arabuluculuk nedeniyle doğrudan mahkemeye başvurulamaz. Arabuluculuk başvurusunun bir aylık dava açma süresi içinde yapılması önemlidir. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar hak düşürücü süre işlemez; süreç sona erdiğinde kalan süre üzerinden hesaplamaya devam edilir.
Belirsiz Süreli Kira Sözleşmesinde İhtiyaç Nedeniyle Tahliye
Belirsiz süreli kira sözleşmesinde dava tarihi, kiraya ilişkin genel fesih dönemleri ve fesih bildirimi sürelerine göre belirlenir.
Sözleşmede farklı bir düzenleme veya yerel uygulama bulunmuyorsa taşınmaz kiralarında genel olarak:
- Altı aylık kira döneminin sonu belirlenir,
- Bu dönem sonu için üç aylık fesih bildirim süresine uyulur,
- Belirlenen fesih tarihinden itibaren bir ay içinde dava açılır.
Kira sözleşmesinin başlangıç tarihi, altı aylık dönemlerin belirlenmesinde esas alınır. Fesih bildirimi süresine uyulmamışsa bildirim bir sonraki fesih dönemi için sonuç doğurabilir.
Belirsiz süreli sözleşmelerde süre hesabı teknik olduğundan kira başlangıcı, yazılı bildirim tarihi ve bildirimin kiracıya ulaştığı tarih birlikte incelenmelidir.
TBK 353’e Göre Dava Açma Süresi Uzatılabilir mi?
Kiraya veren, dava açmak için öngörülen sürenin sonuna kadar kiracıya dava açacağını yazılı olarak bildirirse dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.
Bu düzenleme, ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının yalnızca sözleşmenin bitiminden sonraki bir aylık dönemde açılabileceği yönündeki katı sonucu belirli şartlarla önler.
Yazılı bildirimin:
- Tahliye talebini veya dava açma iradesini açıkça göstermesi,
- Süresi içerisinde yapılması,
- Muhatabına ulaştığının ispatlanabilmesi
önemlidir.
Bildirimin noter aracılığıyla yapılması, zorunlu olduğu için değil; içerik, gönderim ve tebliğ tarihinin daha kolay ispatlanmasını sağladığı için tercih edilebilir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye İhtar Süresi Ne Kadardır?
İhtiyaç nedeniyle tahliyede bütün durumlara uygulanabilecek tek bir ihtar süresi bulunmamaktadır. Süre ve ihtarın zorunlu olup olmadığı kira ilişkisinin niteliğine göre değişir.
| Durum | İhtar veya bildirim |
|---|---|
| Mevcut kiraya veren ve belirli süreli sözleşme | Süresinde dava açılırsa ihtar kural olarak dava şartı değildir |
| Dava süresinin bir kira yılı uzatılması | Süresi içinde yazılı bildirim gerekir |
| Belirsiz süreli sözleşme | Fesih dönemi ve yazılı fesih bildirimi dikkate alınır |
| Yeni malik ve altı aylık özel yol | Edinmeden itibaren bir ay içinde yazılı bildirim gerekir |
İhtarnamenin tarihi kadar içeriği ve kiracıya hangi tarihte ulaştığı da önem taşır. Yanlış kira bitiş tarihi yazılması, ihtiyacın yeterince açıklanmaması veya bildirimin yanlış kişiye gönderilmesi uyuşmazlık doğurabilir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliyede İhtarname Zorunlu mu?
Belirli süreli kira sözleşmesinde mevcut kiraya veren, sözleşme süresinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde arabuluculuğa ve ardından davaya ilişkin süreci usulüne uygun başlatıyorsa önceden ihtarname göndermek kural olarak zorunlu değildir.
Bununla birlikte ihtarname:
- İhtiyaç iddiasının kiracıya önceden bildirilmesini,
- Kiraya verenin dava açma iradesinin belgelenmesini,
- TBK m. 353 kapsamında dava süresinin uzatılmasını,
- İhtiyacın ne zaman ortaya çıktığının gösterilmesini
sağlayabilir.
Belirsiz süreli kira sözleşmesinde ise yazılı fesih bildirimi ve fesih dönemleri önemlidir. Yeni malikin özel dava yolunda da edinmeden sonraki bir aylık yazılı bildirim şartına uyulmalıdır.
Bu nedenle “ihtiyaç nedeniyle tahliyede ihtarname her zaman zorunludur” veya “hiçbir zaman gerekli değildir” şeklindeki iki genelleme de doğru değildir.
Yeni Malik İhtiyaç Nedeniyle Tahliye İhtarnamesini Ne Zaman Göndermelidir?
Kiralananı sonradan edinen yeni malik, TBK m. 351’deki özel yolu kullanmak istiyorsa edinme tarihinden itibaren bir ay içinde ihtiyacını kiracıya yazılı olarak bildirmelidir.
Süreç şu şekilde ilerler:
Taşınmazın edinilmesi → Bir ay içinde yazılı bildirim → Edinmeden altı ay sonra dava
Bildirimin yalnızca bir ay içerisinde gönderilmesiyle yetinilmemeli; süresinde kiracıya ulaştığının ispatlanması da gözetilmelidir.
Yeni malik, bu özel yolu kullanmak yerine sözleşmenin sona ermesini bekleyerek sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde de ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Hangi yolun kullanılacağı, edinme tarihi ve sözleşmenin kalan süresine göre değerlendirilmelidir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Nasıl Açılır?
İhtiyaç nedeniyle tahliye süreci, doğrudan dava dilekçesi hazırlanmasıyla başlamaz. Öncelikle kira sözleşmesi, ihtiyacın niteliği ve kanuni süreler incelenmelidir.
Süreç genel olarak şu aşamalardan oluşur:
- Kira sözleşmesinin başlangıç ve bitiş tarihleri belirlenir.
- Sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olduğu tespit edilir.
- İhtiyacın kime ait olduğu ve kanun kapsamına girip girmediği incelenir.
- İhtiyacın gerçekliğini gösterecek belgeler toplanır.
- Gerekiyorsa kiracıya yazılı ihtar veya fesih bildirimi gönderilir.
- Dava açma süresi içerisinde zorunlu arabuluculuğa başvurulur.
- Anlaşma sağlanamazsa arabuluculuk son tutanağı düzenlenir.
- Görevli ve yetkili mahkemede tahliye davası açılır.
- Tarafların delilleri toplanarak ihtiyaç iddiası değerlendirilir.
- Tahliye kararı verilirse karar icra yoluyla uygulanabilir.
Dava dilekçesinde ihtiyacın yalnızca bulunduğu belirtilmemeli; neden ortaya çıktığı, kiralananın bu ihtiyacı nasıl karşılayacağı ve zorunluluğun hangi delillere dayandığı açıklanmalıdır.
Kira sözleşmeleri ve tahliye davaları, gayrimenkul hukuku kapsamında değerlendirilen uyuşmazlıklar arasındadır.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
Evet. İhtiyaç nedeniyle tahliye davası açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır.
Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren, ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin özel istisna dışında, dava açmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.
Arabuluculuk sürecinde taraflar:
- Kiralananın belirli bir tarihte boşaltılması,
- Taşınma için süre verilmesi,
- Birikmiş kira veya depozitonun durumu,
- Anahtar teslim tarihi,
- Taşınmazın teslim koşulları
konularında anlaşabilir.
Anlaşma sağlanamazsa son tutanak düzenlenir ve dava açılabilir. Arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmemesi veya arabuluculuğa hiç başvurulmaması davanın usulden sonuçlanmasına neden olabilir.
Arabuluculuk başvuru tarihi dava açma süresi bakımından önemlidir. Başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar hak düşürücü süre işlemez.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Hangi Mahkemede Açılır?
İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Yetkili mahkeme belirlenirken genel olarak:
- Kiralananın bulunduğu yer,
- Kira sözleşmesinin ifa yeri,
- Davalı kiracının yerleşim yeri
kuralları değerlendirilir.
Kira sözleşmesinde yetkili mahkemeye ilişkin bir hüküm bulunması hâlinde bu hükmün geçerliliği tarafların sıfatına ve usul kurallarına göre ayrıca incelenmelidir.
Yanlış mahkemede dava açılması sürecin uzamasına neden olabileceğinden görev ve yetki değerlendirmesi dava öncesinde yapılmalıdır.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davasında İhtiyaç Nasıl İspatlanır?
İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunu ispatlama yükü, tahliye talebinde bulunan kiraya verene aittir. Mahkeme yalnızca ihtiyacın sözlü olarak ileri sürülmesiyle yetinmez.
Kullanılabilecek deliller somut olaya göre şunlardır:
- Kira sözleşmesi,
- Tapu ve taşınmaz kayıtları,
- Kiraya verenin mevcut konutuna ilişkin kira sözleşmesi,
- İkametgâh ve nüfus kayıtları,
- Aile bireylerinin yaşam koşullarını gösteren belgeler,
- Sağlık raporları,
- İşe veya okula ilişkin kayıtlar,
- Evlilik hazırlıklarını gösteren belgeler,
- İşletme kuruluşu ve faaliyet belgeleri,
- Ruhsat ve izin başvuruları,
- Tanık beyanları,
- Taraflar arasındaki yazışmalar ve ihtarnameler.
Kiraya verenin başka taşınmazlarının bulunup bulunmadığı da tapu kayıtları üzerinden araştırılabilir. Başka taşınmaz mevcutsa bunun ihtiyaç sahibinin kullanımına uygun olmadığı açıklanmalıdır.
İşyeri ihtiyacında yalnızca “iş kuracağım” beyanı yerine mesleki faaliyet, şirket kuruluşu, ruhsat hazırlıkları, mevcut işyerinin durumu ve kiralananın yapılacak işe uygunluğu önem kazanabilir.

İhtiyacın Samimi Olması Ne Demektir?
İhtiyacın samimi olması, tahliye talebinin kiracıyı çıkarmak veya kira bedelini artırmak gibi başka bir amacı gizlememesi ve kiraya verenin kiralananı gerçekten kullanma iradesi taşımasıdır.
Mahkeme samimiyet değerlendirmesinde şu durumları dikkate alabilir:
- Tahliye öncesinde yüksek kira artışı talep edilmesi,
- Kiracının artışı kabul etmemesinden hemen sonra ihtiyaç ileri sürülmesi,
- Kiralananın daha yüksek bedelle ilan edilmesi,
- İhtiyaç sahibi olduğu söylenen kişinin başka bir konutta sürekli yaşaması,
- İhtiyacın dava sırasında ortadan kalkması,
- Tahliye sonrasında kiralananın kullanılmaması,
- Kiraya verenin çelişkili beyanları.
Kira artışı konusunda daha önce uyuşmazlık yaşanması tek başına ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını göstermez. Ancak diğer delillerle birlikte değerlendirmeyi etkileyebilir.
İhtiyacın yalnızca dava tarihinde bulunması da yeterli değildir. İhtiyaç, yargılama devam ederken ortadan kalkarsa tahliye talebi reddedilebilir.
Konut İhtiyacı ve İşyeri İhtiyacı Nedeniyle Tahliye
Konut ve işyeri ihtiyacında ortak şart, gereksinimin gerçek, samimi ve zorunlu olmasıdır. Ancak ihtiyacın ispatında kullanılacak deliller farklılaşabilir.
Konut ihtiyacı
Konut ihtiyacında kiraya verenin veya yakınının barınma koşulları incelenir. Kirada oturma, evlenme, boşanma, sağlık problemi, aile konutunun yetersiz kalması veya iş ve okula ulaşım güçlüğü gibi durumlar dikkate alınabilir.
Kiraya verenin aynı bölgede boş ve ihtiyaca uygun başka bir konutunun bulunması, zorunluluk değerlendirmesini etkileyebilir. Ancak başka bir taşınmazın bulunması her durumda davanın reddi anlamına gelmez.
İşyerinin ihtiyaç sebebiyle tahliyesi
İşyeri ihtiyacı nedeniyle tahliyede kiraya verenin veya kanunda belirtilen yakınının kiralananda gerçekten bir mesleki ya da ticari faaliyet yürütmek istemesi gerekir.
Değerlendirmede:
- Yapılması planlanan işin niteliği,
- Kiralananın bu işe uygunluğu,
- Mevcut işyerinin bulunup bulunmadığı,
- Mevcut işyerinin kiralık olup olmadığı,
- Faaliyetin başlayacağına ilişkin hazırlıklar,
- Ruhsat ve izin gereklilikleri
önem taşıyabilir.
Yalnızca ileride iş kurma ihtimaline veya kiralananı daha yüksek bedelle başka bir işletmeye verme düşüncesine dayanan talep yeterli değildir.
Yeni Malik İhtiyaç Nedeniyle Kiracıyı Tahliye Edebilir mi?
Yeni malik, kendisinin veya kanunda belirtilen yakınlarının gerçek ve zorunlu konut ya da işyeri ihtiyacı bulunuyorsa kiracının tahliyesini talep edebilir.
Taşınmazın satılması, mevcut kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez. Yeni malik kira sözleşmesinin tarafı hâline gelir ve kiracıyı yalnızca evi satın aldığı gerekçesiyle derhâl çıkaramaz.
Yeni malikin kullanabileceği iki temel yol bulunmaktadır:
| TBK m. 351’deki özel yol | Sözleşmenin bitimini bekleme yolu |
|---|---|
| Edinmeden itibaren bir ay içinde yazılı bildirim yapılır | Bir aylık özel bildirim kullanılmayabilir |
| Edinme tarihinden altı ay sonra dava açılabilir | Sözleşmenin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açılır |
| Edinme tarihi temel alınır | Kira sözleşmesinin bitiş tarihi temel alınır |
Yeni malik hangi yolu seçerse seçsin ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunu ispatlamalı ve dava öncesinde arabuluculuğa başvurmalıdır.
Bir aylık yazılı bildirim yapılmamışsa yeni malikin bütün tahliye hakları sona ermez. Ancak edinmeden altı ay sonra dava açılmasını sağlayan özel yol kullanılamayabilir; sözleşmenin sona ermesine dayalı diğer yol ayrıca değerlendirilebilir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Ne Kadar Sürer?
İhtiyaç nedeniyle tahliye davasının ne kadar süreceği; mahkemenin iş yüküne, tebligatlara, sunulan delillere ve kanun yolu başvurularına göre değişir. Bu nedenle her dosya için kesin bir süre vermek mümkün değildir.
Uygulamada ilk derece yargılaması birkaç ay içerisinde tamamlanabileceği gibi bir yılı aşan süreler de görülebilir. İstinaf ve şartları varsa temyiz incelemesi toplam süreyi uzatabilir.
Dava süresini etkileyen başlıca unsurlar şunlardır:
- Arabuluculuk süreci,
- Tebligatların tamamlanma zamanı,
- Tarafların delillerini sunma süresi,
- Tapu ve nüfus kayıtlarının getirtilmesi,
- Tanıkların dinlenmesi,
- İhtiyaca ilişkin farklı iddiaların araştırılması,
- Bilirkişi veya keşif gerekip gerekmediği,
- Mahkemenin dosya yoğunluğu,
- İstinaf ve temyiz başvuruları.
Sürelerin doğru hesaplanması, delillerin dava başında düzenli sunulması ve taraf bilgilerinin eksiksiz olması gereksiz gecikmelerin önlenmesine katkı sağlayabilir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Kararı Sonrasında Süreç Nasıl İlerler?
Mahkeme ihtiyaç iddiasını haklı bulursa kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ve kiracının tahliyesine karar verir.
Kararın ardından genel olarak şu aşamalar gündeme gelir:
- Mahkeme gerekçeli kararını hazırlar.
- Karar taraflara tebliğ edilir.
- Taraflar şartları varsa istinaf yoluna başvurabilir.
- Tahliye kararı icra dairesine sunularak ilamlı takip başlatılabilir.
- Kiracıya tahliye emri gönderilir.
- Süresinde tahliye gerçekleşmezse icra yoluyla fiili tahliye yapılabilir.
Tahliye kararının icraya konulması için kural olarak kesinleşmesi beklenmez. Karara karşı istinaf başvurusu yapılması da icrayı kendiliğinden durdurmaz. Kiracı, kanundaki koşulları sağlayarak ve gerekli teminatı göstererek icranın geri bırakılmasını talep edebilir.
Kararın uygulanması ve fiili tahliye aşaması, mahkeme yargılamasından ayrı bir icra sürecidir. Bu aşamadaki işlemler Diyarbakır İcra Avukatı sayfasında ele alınan icra hukuku süreçleriyle bağlantılıdır.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Edilen Ev Başkasına Kiralanabilir mi?
İhtiyaç nedeniyle tahliyesi sağlanan taşınmaz, haklı bir sebep bulunmadıkça üç yıl geçmeden eski kiracı dışında başka bir kişiye kiralanamaz.
Yeniden kiralama yasağının amacı, gerçek olmayan ihtiyaç iddialarıyla kiracının çıkarılıp taşınmazın daha yüksek bedelle başka bir kişiye kiralanmasını önlemektir.
Kiraya verenin yasağa aykırı davranması durumunda eski kiracı, son kira yılında ödemiş olduğu bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat talep edebilir.
Tazminat bakımından:
- Tahliyenin ihtiyaç iddiasıyla bağlantısı,
- Kiracının taşınmazı hangi süreç sonucunda boşalttığı,
- Yeni kira sözleşmesinin tarihi,
- Kiraya verenin haklı bir sebebinin bulunup bulunmadığı,
- Eski ve yeni kullanım biçimi
incelenir.
Kiraya verenin sağlık sorunu, zorunlu taşınma veya ihtiyaç sahibinin beklenmeyen ölümü gibi sonradan ortaya çıkan durumlar haklı sebep bakımından değerlendirilebilir. Her durum kendi koşullarına göre incelenir.
İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Edilen Ev Satılabilir mi?
Türk Borçlar Kanunu’ndaki üç yıllık yasak doğrudan yeniden kiralamaya ilişkindir. Taşınmazın satılması aynı işlem değildir ve ihtiyaç nedeniyle tahliye edilen bir evin satışı mutlak olarak yasaklanmamıştır.
Ancak satışın ihtiyaç iddiasının samimiyetiyle çelişmesi veya yeniden kiralama yasağını dolanmak amacıyla görünüşte yapılması durumunda somut olay ayrıca değerlendirilebilir.
Taşınmaz satılırsa yeni malik, mevcut kullanım ve kira durumuna göre kendi haklarını Türk Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında kullanır.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davasının Red Sebepleri Nelerdir?
İhtiyaç gerçek olsa bile usule veya sürelere ilişkin eksiklikler davanın reddine neden olabilir.
Başlıca ret sebepleri şunlardır:
- İhtiyacın gerçek ve samimi olmaması,
- İhtiyacın geçici veya belirsiz olması,
- Kiralananı kullanma zorunluluğunun bulunmaması,
- İhtiyacın kanunda belirtilmeyen bir kişiye ait olması,
- İhtiyacın dava sırasında ortadan kalkması,
- Kiraya verenin ihtiyaca uygun başka bir taşınmazının bulunması,
- Dava açma süresinin kaçırılması,
- Belirsiz süreli sözleşmede fesih dönemine uyulmaması,
- Yeni malikin bir aylık bildirim veya altı aylık bekleme koşullarına uymaması,
- Arabuluculuk sürecinin tamamlanmaması,
- Yanlış kişiye karşı dava açılması,
- İhtiyaç iddiasını destekleyen yeterli delil sunulmaması.
Mahkeme ihtiyacın varlığını her dosyada ayrı değerlendirir. Aynı neden bir olayda tahliye için yeterli görülürken farklı yaşam koşullarının bulunduğu başka bir olayda yetersiz kabul edilebilir.
Sık Sorulan Sorular
Kiracı kirasını düzenli ödüyorsa ihtiyaç nedeniyle tahliye edilebilir mi?
Evet. Kiranın düzenli ödenmesi, gerçek ve zorunlu ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılmasını engellemez. Kira borcunun ödenmemesi ile ihtiyaç nedeniyle tahliye birbirinden farklı dava sebepleridir.
Ev sahibinin başka bir evi varsa ihtiyaç nedeniyle tahliye isteyebilir mi?
Başka bir evin bulunması davayı otomatik olarak engellemez. Diğer evin boş olup olmadığı, konumu, büyüklüğü, kullanım durumu ve ihtiyaç sahibine uygunluğu incelenir. İhtiyacı karşılayabilecek boş ve uygun başka bir evin bulunması zorunluluk iddiasını zayıflatabilir.
İhtiyaç nedeniyle tahliye davasında tanık dinlenir mi?
Evet. İhtiyacın nasıl ortaya çıktığı, yaşam koşulları ve kiralananın kullanım planı konusunda tanık dinlenebilir. Ancak tanık beyanları tapu, ikametgâh, kira ve sağlık kayıtları gibi belgelerle birlikte değerlendirilir.
Avukat olmadan ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılabilir mi?
Evet. Tahliye davasında avukatla temsil zorunlu değildir. Ancak dava ve bildirim sürelerinin yanlış hesaplanması, arabuluculuk şartının yerine getirilmemesi veya delillerin eksik sunulması hak kaybına yol açabilir.
İhtiyaç nedeniyle tahliye davasında masrafları kim öder?
Dava açılırken harç, tebligat ve gider avansı davacı tarafından yatırılır. Yargılama sonunda mahkeme, haklılık durumu ve kabul-ret oranına göre yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin hangi tarafa yükletileceğine karar verir.
Tahliye kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
İhtiyaç nedeniyle verilen tahliye kararı kural olarak kesinleşmeden icraya konulabilir. İstinaf başvurusu icrayı kendiliğinden durdurmaz. Kiracının gerekli koşulları sağlayarak icranın geri bırakılmasını talep etme hakkı bulunabilir.
Kiracı ihtarnameyi teslim almazsa süreç durur mu?
Kiracının bildirimi fiilen okumaması, usulüne uygun tebligatın sonuç doğurmasını her durumda engellemez. Ancak bildirimin doğru adrese ve kanuna uygun yöntemle gönderilmesi gerekir. Tebligat işleminin geçerli olup olmadığı dosyadaki belgelere göre değerlendirilir.
Ev sahibi tahliyeden sonra eve ne zaman taşınmalıdır?
Kanunda taşınma için her olaya uygulanacak belirli bir gün sayısı düzenlenmemiştir. Ancak kiraya verenin ihtiyacının gerçekliğini gösterecek makul bir süre içerisinde taşınmazı ileri sürdüğü amaçla kullanması beklenir. Uzun süre boş bırakılması veya kısa süre sonra başkasına kiralanması ihtiyaç iddiasının samimiyeti ve tazminat sorumluluğu bakımından önem taşıyabilir.





