Hukuki Süre Hesaplama Nasıl Yapılır?
Hukuki süre hesaplama, tebligat, tefhim ya da kanunun belirlediği diğer başlangıç olayından itibaren belirli bir işlemin hangi tarihe kadar yapılabileceğinin tespit edilmesidir. Bir davaya cevap verilmesi, hukuk davasında istinaf dilekçesi sunulması veya idari işleme karşı dava açılması gibi işlemlerde süreler usule ilişkin önemli sonuçlar doğurabilir. Sadece iki tarih arasındaki günleri saymak çoğu zaman yeterli değildir. Sürenin hangi birimle belirlendiği, hangi kanunun uygulandığı, son günün resmî tatile rastlayıp rastlamadığı ve dosyanın adli tatil rejimi ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Bu sayfadaki hukuki süre hesaplama aracı, kullanıcının verdiği süreyi seçilen HMK veya İYUK çerçevesinde takvim üzerinde gösterir. UETS üzerinden gönderilen elektronik tebligatlarda, sisteme ulaşma tarihiyle hukuken tebliğ edilmiş sayılma tarihini ayırır. Ardından genel tatil düzenlemelerini uygular. Sonuç bölümünde ara tarihler ayrıca sunulduğundan kullanıcı, sürenin nasıl bulunduğunu da görebilir. Ancak bir mahkeme kararına karşı başvuru süresi hesaplanmadan önce, ilgili kararın kanun yolu ve başlangıç şartlarının incelenmesi gerekir.
Hukukta Süreler Ne Zaman Başlar?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.91'e göre süreler kural olarak taraflara tebliğ tarihinden, kanunda öngörülen hâllerde ise tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlar. Tebliğ, kararın veya belgenin hukuken geçerli usulle bildirilmesidir; tefhim ise kanunda öngörülen durumlarda kararın hazır bulunanlara açıklanmasını ifade eder. Bu iki tarih her zaman aynı değildir. Mahkeme kararının UYAP ekranında görünmesi de tek başına kanuni sürenin başladığı anlamına gelmeyebilir.
Örneğin davanın gerekçeli kararı 5 Ekim'de yazılmış fakat taraflara daha sonra tebliğ edilmiş olabilir. Başlangıç için kararın yazıldığı günü esas almak hatalı sonuç doğurabilir. Aynı şekilde fiziki tebligatta zarfın postaya verildiği gün ile usulüne uygun teslim edildiği tarih farklıdır. Karara çıkmış dosya ve tebligat süreci hakkındaki rehberimiz bu ayrımın dava aşamalarına etkisini de açıklar.
Gün, Hafta, Ay ve Yıl Olarak Süre Hesaplama
HMK süre hesaplama bakımından m.92 iki ayrı yaklaşım öngörür. Gün olarak verilen sürede tebliğ/tefhim günü sayılmaz; örneğin 3 Eylül'de tebliğ edilen ve süresi 7 gün olan bir işlemde ilk sayılan gün 4 Eylül'dür. Hafta, ay ve yıl olarak verilen sürelerde ise başlangıç gününe son hafta, ay veya yılda karşılık gelen gün esas alınır. Bir aylık sürenin biteceği ayda aynı sayıdaki gün bulunmuyorsa ilgili ayın son günü dikkate alınır.
Dolayısıyla “iki hafta” ifadesini rastgele “on iş günü” şeklinde yorumlamak yanlıştır. Hafta sonları ve resmî tatiller genel olarak sürenin içinde sayılır; özel bir kanun farklı düzenlemedikçe yalnızca son gün resmî tatile gelirse tatili izleyen ilk iş gününe kayar. Böyle bir hesaplamada takvim tarihi ile fiilen işlem yapılabilecek son çalışma günü ayrı sonuçlar verebilir.
UETS E-Tebligat Süre Hesaplama ve Beşinci Gün Kuralı
Elektronik tebligat süre hesaplama yapılırken iki tarih birbirine karıştırılmamalıdır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca UETS üzerinden iletilen bir elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Kullanıcı tebligatı daha önce açsa veya hiç okumasa da bu genel kural değişmez. Bu nedenle hesaplayıcıdaki UETS moduna, mesajın UETS'ye ulaştığı tarih yazılmalıdır; gönderim emrinin verildiği saat ya da bilgilendirme SMS'i tarihi aynı şey olmayabilir.
Örnek olarak UETS kaydında 6 Ekim 2026 teslim tarihi varsa hukuken tebliğ edilmiş sayılma tarihi 11 Ekim 2026 gününün sonudur. İki haftalık bir HMK süresi için normal takvim hesabında 25 Ekim 2026 elde edilir. Bu gün pazar olduğu için, başka tatil bulunmadığı varsayımıyla son gün 26 Ekim 2026 Pazartesi'ye kayar. Sürelerin somut olayda hangi kanuna tabi olduğu ve tebliğ işleminin geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir. PTT'nin UETS açıklaması beşinci gün kuralını doğrulamaktadır.
Tebligat Süresi Hesaplama ve Resmî Tatiller
Bir tebligat süresi hesaplama işleminde bayramların, hafta sonlarının ve resmî tatillerin nasıl dikkate alınacağı sık sorulur. HMK m.93 uyarınca resmî tatiller süreye dahildir; son gün resmî tatilse süre ilk iş gününün çalışma saati sonunda biter. İYUK m.8/2 de idari yargıda benzer bir son gün ilkesini düzenler. Tatiller süreyi baştan yeniden başlatmaz veya aradaki bütün tatil günlerini hesaptan çıkarmaz.
2026 ve 2027 hesaplamalarında araç; yılbaşı, 23 Nisan, 1 Mayıs, 19 Mayıs, 15 Temmuz, 30 Ağustos, 29 Ekim ile Ramazan ve Kurban bayramlarının Diyanet tarafından ilan edilen tarihlerine göre çalışır. Ayrıca 28 Ekim öğleden sonrası ile dinî bayram arefelerindeki yarım gün tatilleri konusunda uyarır. İdari izin kararları, yerel uygulamalar, mali tatil ve ilgili idari birimin özel çalışma düzeni otomatik doğrulanmaz. Bu nedenlerle son güne çok yaklaşmadan işlem yapmak daha güvenlidir.
Adli Tatilde Hukuki Süre Hesaplama
Adli tatil kuralı, hukukta süre hesaplama bakımından en çok hata yapılan bölümlerden biridir. Genel adli tatil dönemi her yıl 20 Temmuz–31 Ağustos arasındadır. HMK m.104 gereğince adli tatile tabi dava ve işlerde, bu Kanunun öngördüğü sürenin son günü adli tatile denk geliyorsa süre tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır. İdari yargılama bakımından İYUK m.8/3, çalışmaya ara verme kapsamındaki kanuni süreler için yedi günlük uzama öngörür. Bu koşullarda hesaplanan uzama tarihi genellikle 7 Eylül'dür; o gün ayrıca tatilse genel son gün kuralı uygulanır.
Her işlem bu uzamadan yararlanmaz. HMK m.103 adli tatilde de görülen iş ve davaları düzenler. İYUK m.61'de belirli mahkemelerin çalışmaya ara vermeden yararlanamayacağı belirtilmiştir. Ceza yargılamasının süre rejimi ayrıca değerlendirilmelidir. Bu sebeple araç adli tatil uzatmasını başlangıçta kapalı tutar. Kullanıcı ancak işinin adli tatile tabi olduğunu belirlediyse bu seçeneği açmalıdır. Örneğin sadece “istinaf süresi” yazılı olması, tüm yargı kollarında aynı uzama kuralının uygulanacağını kanıtlamaz.
İstinaf, İtiraz ve Dava Açma Süresi Hesaplama
İstinaf süresi hesaplama sırasında temel mesele, kararın hangi yargı koluna ait olduğu ve hangi tarihten itibaren sürenin başladığıdır. Hukuk davalarında HMK m.345, istinaf süresini kural olarak iki hafta şeklinde düzenler. Ancak kararın kanun yoluna açık olup olmadığı, özel kanun hükmü, kararın taraflara ne şekilde bildirildiği ve süre başlangıcı kontrol edilmelidir. Bu araca yalnızca “iki hafta” girerek her tür istinafı otomatik şekilde çözmek mümkün değildir.
İtiraz süresi hesaplama için de aynı ayrım geçerlidir. Sık aranan “7 gün itiraz süresi hesaplama” ifadesi farklı yargılama ve idari başvuru süreçlerinde geçebilir; her itirazın süresi yedi gün değildir. Trafik idari para cezasına itiraz, bilirkişi raporuna itiraz, icra ödeme emrine itiraz ve mahkeme ara kararına itirazın hukuki dayanakları farklıdır. Örneğin trafik cezasına itiraz süresi hakkında ayrı içeriğimizde bu başvurunun kendi özel süre ve usulü açıklanır.
İdari dava açma süresi hesaplama bakımından İYUK m.7'de idare mahkemelerinde genel altmış günlük, vergi mahkemelerinde ise genel otuz günlük süre yer alır; özel kanunlarda farklı süre öngörülebilir. Ayrıca idareye yapılan başvuruların süreye etkisi, zımni ret, işlemin ilanı veya tebliği gibi özellikler bulunabilir. Bu nedenle araç, süre miktarını kullanıcıya seçtirir ve idari işlem için otomatik dava türü tespiti yaptığını iddia etmez.
Hukuki Süre Hesaplama Örnekleri
Aşağıdaki örnekler, genel takvim ve tatil mantığını gösterir. Her biri için tebliğin geçerli olduğu, özel durma veya uzama nedeni bulunmadığı varsayılmıştır:
| İşlem | Başlangıç | Süre | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Normal tebliğ ve hafta süresi | 5 Ekim 2026 | 2 hafta | 19 Ekim 2026 Pazartesi |
| UETS teslimi ve hafta süresi | 6 Ekim 2026 (UETS'ye ulaşma) | 2 hafta | 26 Ekim 2026 Pazartesi (tatil kaydırmasıyla) |
| Günle verilen süre | 5 Ekim 2026 | 7 gün | 12 Ekim 2026 Pazartesi |
| Adli tatile tabi HMK işi (varsayım) | 15 Temmuz 2026 | 2 hafta | 7 Eylül 2026 Pazartesi (m.104 koşuluyla) |
Örneklerdeki takvim günleri, işin adli tatile tabi olup olmadığı ve kanuni başlangıç tarihi gibi unsurları ayrıca doğrulama gereğini ortadan kaldırmaz. Araç sonucundaki “ilk hesaplanan son gün” ile “tahmini son işlem günü” arasındaki fark, varsa resmî tatil veya adli tatil düzeltmesinden kaynaklanır.
Süre Hesabında Hak Kaybını Önlemek İçin Nelere Dikkat Edilmeli?
Hukuki sürelerin kaçırılması, bir dava veya başvurunun esasına girilmeden reddedilmesi, kanun yolu hakkının kullanılamaması ya da savunma fırsatının kaybedilmesi gibi ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle belgede geçen tebliğ tarihi, başlangıç olayı, süre miktarı ve hangi kanuna tabi olunduğu birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle mahkeme kararının hukuken tebliğ edilmiş sayıldığı gün ile belgenin ilk görüldüğü günün farklı olabileceği unutulmamalıdır.
Bir işlem hakkında durma, kesilme, eski hâle getirme, usulsüz tebligat itirazı, özel kanun kuralı veya dava türüne özgü istisna söz konusuysa basit hesaplama yeterli değildir. Nitekim ortaklığın giderilmesi davası gibi süreçlerde, mahkeme kararına karşı kanun yolu süresi ile satış işlemlerine ilişkin başvuru süreleri aynı değildir. Hak kaybına neden olabilecek dosyalarda uzman hukuki değerlendirme alınması önem taşır.
Hukuki Süre Hesaplama Hakkında Sık Sorulan Sorular
Hukuki süre hesaplama nasıl yapılır?
Önce süreyi başlatan hukuki olay ve geçerli tebliğ/tefhim tarihi belirlenir. Ardından kanunda yazan süre gün, hafta, ay veya yıl şeklinde hesaplanır. Son gün resmî tatilse ilgili usul kuralına göre ilk iş gününe uzar. Adli tatil gibi özel düzenlemeler yalnızca kapsamına giren işlere uygulanır.
Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün nasıl hesaplanır?
HMK kapsamında gün olarak belirlenen bir sürede tebliğ günü hesaba katılmaz. Ertesi gün birinci gün olarak sayılır, 15. gün başlangıç tarihinden 15 takvim günü sonrasıdır. Son gün resmî tatilse ilk iş gününe kayar. İşleme uygulanacak özel kanun hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
UETS e-tebligat hangi gün yapılmış sayılır?
7201 sayılı Kanun m.7/a gereğince elektronik tebligat, muhatabın UETS adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Açılma veya okunma tarihine göre otomatik tarih değiştirilmez.
UETS'de beşinci gün hafta sonuna gelirse ne olur?
Beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılma kuralı, hafta sonuna rastladığı için kendiliğinden ertelenmez. İtiraz veya cevap için hesaplanan işlemin son günü ayrıca resmî tatile rastlarsa ilgili usul kanununun son gün kuralı uygulanır.
Hukukta iki haftalık süre nasıl hesaplanır?
HMK m.92'ye göre haftayla belirlenen süre, başladığı güne son haftada karşılık gelen gün sona erer. Örneğin pazartesi günü yapılan geçerli tebliğden itibaren iki haftalık süre kural olarak iki hafta sonraki pazartesi biter; resmî tatil kontrolü ayrıca yapılır.
Son gün pazar gününe rastlarsa süre uzar mı?
HMK m.93 ve İYUK m.8/2'deki genel kurallara göre, sürenin son günü resmî tatile denk gelirse bitiş takip eden ilk iş gününe uzar. Hafta sonları aradaki günler bakımından kural olarak süreye dahildir.
Adli tatilde süreler tamamen durur mu?
Hayır. Adli tatilde bütün sürelerin otomatik durduğunu söylemek doğru değildir. Adli tatile tabi iş ve HMK kapsamındaki kanuni sürelerde son gün adli tatile rastlıyorsa m.104 uyarınca bir haftalık uzama gündeme gelebilir. İYUK bakımından ayrıca m.8/3 ve m.61 değerlendirilir.
İstinaf süresi her davada iki hafta mıdır?
Hayır. Hukuk yargılamasında HMK m.345 uyarınca istinaf süresi kural olarak iki haftadır; ancak farklı yargı kolları, özel kanunlar ve karar türleri açısından süre, başlangıç ve kanun yoluna başvurulabilirlik değişebilir.
İdari dava açma süresi kaç gündür?
İYUK m.7 genel olarak idare mahkemeleri için 60, vergi mahkemeleri için 30 günlük süre düzenler. Özel kanun, idari başvuru ve farklı tebliğ/ilan düzenlemeleri bu sürelerin başlangıcını veya işlemesini etkileyebilir.
7 gün itiraz süresi hesaplanırken tebliğ günü sayılır mı?
HMK'da günle ifade edilen süreler için tebliğ günü hesaba katılmaz. Bununla birlikte itirazın türü ve özel kanunu değişebildiği için önce itirazın hangi düzenlemeye tabi olduğu belirlenmelidir. Bütün yedi günlük başvurular aynı hesaba tabi olmayabilir.
Hesaplayıcı kesinleşme tarihini de belirler mi?
Hayır. Kanun yoluna başvuru hakkının bulunması, tebligatın geçerliliği, diğer tarafların süreleri veya yapılan başvurular kararın kesinleşmesini etkileyebilir. Bu araç yalnızca kullanıcı tarafından girilen bir sürenin tahmini takvim sonunu gösterir.
Ceza ve icra sürelerini de bu araçta hesaplayabilir miyim?
Bu araç HMK ve İYUK kapsamında genel hesaplama amacıyla tasarlanmıştır. CMK, İİK, vergi usulü ve özel kanunlardaki süreler ayrı başlangıç, tatil ve işlem kuralları içerebildiğinden burada kesin sonuç olarak sunulmaz.
2028 yılı için bu hesaplayıcı kullanılabilir mi?
Bu sürümde resmî tatil verileri 2026 ve 2027 yılları için doğrulanmıştır. 2028 takvimi eklenene kadar 2028'e uzanan tarihler için hesaplama durdurulur; böylece eksik bayram takvimiyle yanıltıcı son gün gösterilmez.